HALİL UMUTLU SATRUN 4. EV 01° Oğlak

Öncelikle satırlarıma atalarımdan başlamak istiyorum.

Saturunun sınırlarını çizen sistem beni doğum haritamda

4. evimde karşıladı. Bu etkide diğer iki gezegen (Neptün,uranüs) kavuşumuda var

fakat burada sadece satrun konusu üzerinden konuyu ele alacağım.4. ev konuları kök

soy ve ata evi ise, atalarım tarafından çok zorbalandığımı itiraf etmeliyim. Tamda

satrun işi.

Çocukluk döneminde bana üzerimde sıkıcı, bunaltıcı bir baskı kurdular.

Anne ve babasının etkisinde olmayıp dedeler / babaanne anneanne arası

gitgelli bir yaşam. iki tarafta satrun tadında sert kişilikli dedeler.

Elimizde haritada nasıl bir kökenlere bağlı olduğum ve bunu çevreme nasıl

yansıttığımı bilmiyorum. Aslında bende ufak çaplı bir satrun çocuğu oldum.

Bana sınır koyanlar gibi bende kardeşlerime aynı çizgiyi yansıtmaya çalıştım.

Doğru yada yanış bilemiyorum. Ama sınırlar koymaya çalıştım onlara, ufak

yönlendirmeler.

Tıpkı kız kardeşime evlenmeden önce koyduğum kurallar gibi. Bu sebepten beni çok

sevemedi.

ama bazı koşullar beni bunu yapmaya itti. şimdi kendisi evli mutlu çocuklu.

Ne yaptıysam onun iyiliği içindi. (onu korumak).Zamanında kendisi bundan mutlu

olmasada.

Soydan gelen değişik yaşam fikirleri arasında burada bu satrun çocuğumuza bayağı iyi

bir

ders verdi. İçsel yaşamımda kendi ayaklarım üzerinde durduğumda artık kendi

fikirlerim ve kendi koyduğum sınırlar vardı.

Artık kimsenin hükmetmediği anne/baba otoritesinin olmadığı. yanlız ve tek başına.

Doğru veya yanlış,

sadece kendimin aldığı uyguladığı kararlar.

Otoriter kişilik oluşumu askerlikle beraber başka bir seviyeye geçti.

İşte tamda bana göre bir ortam.

Artık sınır koyan çocuğumuz askerliğinide hep sınırlar içinde geçirdi.

Bir üst seviye muvazzaflığa geçişte. Emir kipi oluşumlarının içinde oldu.

Mutluydum burada kendimi bulmuştum. Bir emir sınır koyuyor ve herkes ona uyuyor.

Bu muhteşem bişeydi benim için. Muntazam düzen ve sistem içinde ilerleyen bir

kariyer, ve + yaşam biçimi. Bu bir dönemdi ve bu dönem bitti. Satrun döngüsü bana

başka deneyimler sunmak istiyor.

Herşeyde vardır bir hikmet. Sürekli değişe gelen hayat bana başka bir tecrübeyi

deneyimlememi istedi. Testlerine halen daha devam etmekte Beni sınıyor.

Ben bu astrolojik terimleri ilk araştırdığımda. satrun e kafamda bir kod koymuştum.

“Eli sopalı öğretmen” Bu öğretmenin bir kere acıma duygusu yok. İstediğini almadan

bırakmaz. Aklıma enterasan iki anektod anlatma fikri geldi. Birbirine zıt 2 kelime olan

merhamet ve kibir kelimelerini ele alalım. Hikaye içinde anlatımlarımız bitene kadar

satrunun o sıra dışı özelliği hep aklımızda olsun. İlk anektodumuza başlayalım.

1. Merhamet

Merhamet kelimesi ne kadar olumlu bir kelime değilmi. Bir kişiye acımak onun

hatalarını örtpas edip merhametli davranıp ona bir şans vermek. Bu bir hukuk sistemi

içinde de düşünebilirsiniz. Devletin bir vatandaşını yaptığı cezadan ötürü af çıkarması

yada Bir kralın bir kişiyi azletmesi gibi. Ama Nuh tufanı sırasında öyle bir merhamet

var ki, Allahın gazabına uğramış nuhun oğlu. Nuh peygamber tufan kopacağını anladığı

zaman kendisine bir gemi yapılması melekler tarafınfan söylendi. Ve o da doğada kicanlıları ve bir takım insanları gemi inşaası bittikten sonra herkesi gemiye toplamak

istedi. Fakat oğlu buna karşı çıktı bana birşey olmaz dedi ve dağlara çıkarak

kurtulabileceğini söyledi. Babasının gemiye bin emrini yerine getirmedi. Tufan koptu

yeryüzü sular altında kaldı. Nuh peygamber oğluna acıyarak Alllaha ona merhamet

etmesi için yalvardı ve göz yaşları döktü. Bu yakarış ve göz yaşından sonra nuh

peygambere cebrail isimli melek gönderildi. Nuhun sular içinde kaybolan oğlu için

merhamet etmemesi istendi.Allah şüphesiz merhametlilerin en merhametlsi ve

affedicisi olduğu halde bir peygamber dahi olsa Allah’ın merhamet buyurmadığı

kimseye merhamet ve afta bulunulamaz. Nuh peygamer bu çağrıdan sonra toparlanıp

kendine geldi. Allahın emrettiği halde bir

2/3

gemiye binilmemesi başlı başına bir itiraz. Ve başkaldırı olduğundan nuh peygamber

kendi öz evladını kurtarmak nasip olmamış ve tufandan kurtulamamıştır. Merhametin

zıt anlamda iyi olmadığı çok güzel bir örnek. Tam satrunyen.

2. Kibir

İlk örnekte verdiğimiz merhamet kelimesine zıt ne kadar kötü birşeydir değil mi kibir.

Fakat anektodumuzu anlattıktan sonra fikrinizin değişeceğine eminim. Peygamber

efendimiz uhud savaşında mağlup olmuştu. Burada çok detaylı anlatmadan üzerinden

özetle geçmek istiyorum. Peygamberimiz bir tepenin terk edilmemesi gerektiğini

söylüyor. Fakat askerler savaşı kazandıklarını zannedip peygamberin asla terk

edilmemesi gereken tepeyi bırakıp karşı hucuma geçiyorlar. Tepenin kaybedilmesiye

savaşın seyri değişiyor. Ve peygamber burada bir saldırı altında dişini kaybediyor. Uhud

savaşından sonra toparlanma süreci devam ediyor. Fakat arap topluluğu içerisinde

sonradan gelen bir isim olan ebu ducane isimli kibirli tavırları olan birisi müslüman

oluyor. Sahabe arasında çokça peygamberin bu ebu dücanenin kibirli olması sebebyle

peygamberin bu adama neden özel iltimas gösterdiğini hiç kimse anlamıyor. Hatta

peygamberi bile sorgulaycak hale geliyor müslümanlar ebu ducane’ye gösterilen bu

özel ihtiram sebebiyle. Gelin görün ki artık karşı taraf düşman cephesiyle bir 3. savaş

vukuu bulmadan önce hendek savaşı öncesi bir peygamberimiz bir toplantı tertipliyor.

Bu toplantıda Peygamber bir kılıç çıkarıyor ve kılıcı havaya kaldırıp şimdi bu kılıcın

hakkını kim verir diye hitapda bulundu, toplantıya eşlik eden herkese, kimseden çıt

çıkmazken ebu ducane kibir abidesi karakterimiz ortaya çıkıp ben veririm diye cevap

veriyor. Peygamberin etrafında ona yakın onca bulunan insan varken Ebu Ducanenin

çıkışı herkes de şok etkisi yaratıyor. Çünkü kimse cesaret edememiş o kılıcı

peygamberin elinden almaya bunun hakkı ne olaki diye sormuşlar. Peygamber bu

kılıcın hakkı sonuna kadar savaş meydanında ömrü vakii boyunca korkusuzca harp

etmektir. Ebu ducane mutlu ve etraftaki herkes şaşkın. Bir önceki savaşın bazı

müslümanların yanlış hareketleri sebebiyle kayıp edilmesiyle hendek’te harp vaziyeti

alınmış. Ve peygamber kendi sancağı altında komutanları Ömer ve Ali’ninde içinde

bulunan ordusuna hitap ederek Ebu Dücaneyi kılıcıyla beraber yanına çağırır. Ve ona

karşı tarafa düşman yönüne kılıcıyla beraber durmasını ister.

İşte kibir abidesi peygamberin özel ilgi ile karşıladığı ebu dücane dimdik kibiri ile

düşmana kılıcıyla adeta poz vermektedir. Peygamber kendi yakınında sesini işiten

herkese işte; ” Bu duruş ancak düşmana karşı durulur.” Deyip herkes savaş

meydanında birkez daha şaşkınlığa düşmüştü. Bu durum inanışın dahada

kemikleşmesine vesile olmuştu. Buradan çıkarılacak ders şudur. Kibir ancak düşmana

gösterilir.

Şimdi satrun gezegenini anlatır iken kendinizi bir öykü dizisinin içinde bulmuş

gibisininiz. Bakın ne güzel oldu Merhamet yanlış yerde kullanıldığında nasıl kötü, Kibir

iyi bir işin içinde olduğunda nasıl durduğuna bir bakın. Sizcede gerçekten ilginç değil

mi? Satrun bize her zaman aynı çizgiyi çizmez bazen sıradışı olabilir. Hikmetinden de

sual olunmaz. Düşünüyorum da doğa su vermez oldu, baharda çiçekler açmaz oldu.

Meyveler sebzeler yeterince çıkmaz oldu. Allahın merhamet etmediği kimseye sizdemerhamet etmeyin. Size karşı savaş ilan eden düşmana artık ne kadar durabiliyorsanız

kibirinizi dik durşunuzu gösterin.

Yazıyı 31.Aralık.2025 te kaleme almaya başlayıp 01.01.2026’da bitirmiş oldum.

Türkiye’den süper bike şampiyonu olmuş Toprak Razgatlıoğlunun da dediği gibi.

Madem doğa su vermez çiçek açmaz. 2026 yıda şahsım olarak Toprağın kelimesiyle

“Bu sene acımama senesi.” Allah merhamet ederse bende edeceğim. Değilse değil

üzgünüm.

Satrun sertliğinde bir veda olsun istedim 🙂 Üzdüysek kırdıysak affola daha iyi bir

gelecek için mutlu yarınlara diyelim inşallah.

Online derslerde beni fena yapan uranüs gelsin istemiştim. O olmasa marsı kafamda

canlandırıp savaş ve harekete geçen marsı anlatacaktım kısmet satrun’müş.

Merkür,venüs,mars,jupiter,uranus,neptün,pluto hanginiz gelseydiniz hepinize layıkıyla

yazacaktım. 😉

Hepinizle barışığım hepberaber güzel açılar yapın döngüleri son nefese kadar başarıyla

tamamlayalım ;)) 2026 da gezegenlerin kötü insanlara çarpması dileğiyle sevgiyle

kalın.

3/3

Bu makale otobiyografik bireysel harita, satrun yerleşimi üzerinden anlatılmış ve

örneklerle öyküsel anlatım içerir. Makalede anlatılan varsayımlar üzerinde hata

bulunma payı vardır. Gerçek tarihsel veriler ile örtüşmeyebilir. Peygamberler tarihi ve

kütübi sitte kaynaklarından alıntılar vardır. En doğrusunu mentor eğitmen Atina AKTAŞ

hocamız ile buradaki bilgileri sentezleyip canlı yayında konuşabiliriz. Şahsım ile ilgili

özel bilgilerimin astroloji topuluğumuzda konuşulmasına açığım.